Böyledir işte, gözlerim tenha, dünyaya çatık, yüzümde bakir bir keder

Gün, üstüne alır yalnızlığı, askıda kalır izmarit kokulu paltom

Vebali üstüne benliğimin,

Ağaran saçlarımdan sual yokluğun, unutkanlığım sesinden,

Kuşlar uzakta, göğün açılmamış koynunda uykuda

Kumaşı ak ölümün, yaşamak karanlık bir durak

Sivil itaatsiz duygularım, toprak attım kalbimin başucuna

Çok kazandıran milli piyango değildir, çok kazandıran büyücüler değildir

Çok kazandıran Allah rabbül alemin, çok kazandıran dua

Gözlerin, gözlerin kaybettiren bir rüya

 

Böyle girdim kavgaya ve aşkın bilinmezliğinde sessizce öptüm namluyu

Genzimi yakan kadın kokusu geceme zindan, şartlı tahliye ruhum

Bu sabah yüzleşecek aydınlık yok, bu sabah gebe sayfalar

Öpesi gelmiyor insanın suskun yarınları

Üşüt, cebinde kalsın ellerin tutulmasın gittiğin yerde

Çıkar çoraplarını, bastığın yerleri çiçek bildiğim

Benzi sararmış çelimsiz çocuklardan oku yüzümü

Vakti geçmiş, unutulmuş bir şehirsin sen

Şiirde yaktığım iskeleden gözyaşlarıyla gelensin sen.

 

Bilir misin, yollar yamalı yüzüdür hayatın,

gitmeler lekesiz değildir,

Bir kadın en çok ellerinden özlenir.

Enes Yılmaz