İnsanın kendini, duygularını ve düşüncelerini ifade etmek istemesi bir ihtiyaçken, tiyatro bunu en güzel şekliyle dışa vurabilmemizi sağlar... İçimizde kopan fırtınaları,yaşadığımız duygu selini tiyatro aracılığıyla insanlara takdim ederiz. Hem bedeni,jest ve mimikleri hem de sözel ifadeyi kullanarak sesleniş, öyle güçlü ve bağımsız hissettirir ki insana, sahneye çıkıp oynamak için can atar insan...

Var olma sebeplerinden biridir tiyatro... İnsana can katar. Binbir duyguyu seyirciyle araya mesafe, zaman koymadan anında yaşatır. Ağlatırken bir anda güldürür. Genç, yaşlı, çocuk demeden herkesi içine alıp en içten samimiyetini gösterir tek tek insanlara...

Tiyatro farkındalık yaratır. Güncel meseleleri, tarihi olayları, insan ilişkilerini, geleceği masaya yatırır. Seni başka alemlere veya zaman dilimine ışınlar, geçmişi aydınlatır tiyatro.  Yeri gelir, ülkemize değer katan öğretmenleri tarafından matematik, fen gibi sayısal derslerde dahi konuk edilir sınıflara. Çocuklar için en güzel ve etkili öğretim biçimlerinden biridir. Eğlenerek, yaşayarak öğrenir, yaratıcılığını konuşturursun onunla... Seni sen yapan özelliklerini ortaya çıkarmanda sana yardımcı olur tiyatro. Sahnede kendini ne kadar özgür bırakırsan o denli iyi ifade edersin hislerini, anlatacaklarını...

Hayatın içinden gelir tiyatro... Yaşamının bir yerinde ve zamanında sahnede anlatılan olayı yaşıyor olsaydın, ne yapardın(?)ı düşündürür sana. Hayatını tiyatroya çevirir gönlü tiyatroyla dolu olanları. Yaşadıklarını aşırı ciddiye almadan, her şeye rağmen iyi ve yüzünü gülümsetebilecek şeylerin olabileceğini hatırlatır sana.

Her şekilde ve her zaman var olman dileğiyle...

Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun...

Özge Çınar