Sanat nedir? Bir duygunun,tasarımın,güzelliğin v.b. dışavurumunda,anlatımında kullanılan yöntemlerin tümüdür. Matematik nedir? Biçimlerin, sayıların ve niceliklerin yapılarını, özelliklerini, aralarındaki bağıntıları tümdengelimli akıl yürütme yoluyla inceleyen ve aritmetik, geometri, cebir gibi dallara ayrılan bilimdir.. Peki matematik ve sanat arasında nasıl bir bağ vardır? Matematik ve sanat kelimelerinin birbiriyle ne kadar uyumsuz olduğunu düşünenler çoktur öyle değil mi?

Çoğumuzun baş belası matematik bilimi sanki sadece sayılar,semboller ve içi doldurulamayan gereksiz işlem yığınlarından oluşmaktadır.Birçok öğrenci okul hayatı boyunca sorgulamaktadır , bu konular günlük hayatımda ne işe yarayacak diye! Eğitim ve öğretim sistemi bizi öyle bir hale getirdi ki sadece para,başarı için yarış atı gibi oradan oraya koşar olduk,oldular öğrenciler,herkes... Bir şeylerin ne işe yaradığını zihinlerimize işlemeden,öğrenilen bilgilerin bizde yarattığı hazzı tatmadan,neyin nereden geldiğini,nerelerde kullanılabileceğini düşünmeden formülleri,matematiksel terimleri ezberler ve direkt kabul eder olduk. Halbuki bakmak değil görmek isteyenler için matematik konularının her bir iç yüzünde sanatsal değer,estetik ve uyum vardır. Nasıl ki hikayede,şiirde bir anlam bütünlüğü,sözcükler arasında bir düzen,resimde renk uyumu varsa matematikte de işlemler arasında bir düzen söz konusudur. Örüntüler,fraktallar buna verilecek en güzel örneklerdir.

O zaman Hardy'nin sözlerine kulak verelim. "Bir matematikçinin yaptığı şey bir ressamın ya da şairinki kadar güzel olmalıdır. Düşünceler, renkler ve sözcükler gibi uyumlu bir biçimde birbirine uymalıdır. Dünyada çirkin bir matematik için kalıcı bir yer yoktur."

Matematik biliminin güzel ve estetik yansımaları doğada da birçok örneğini barındırmaktadır;eğrelti otu  fraktal geometrinin doğadaki yansımasıdır. Arının yaptığı bal peteği düzgün altıgendir, arı bu şekli öylesine yapmıyor, bunun bir anlamı var! Yan yana gelen düzgün altıgenler sayesinde şekiller arasında boşluklar oluşmuyor, görsel bir bütünlük sağlanıyor. 

Matematik sanatsal mimaride de eski çağlardan günümüze kadar sıkça karşımıza çıkmaktadır. Türk İslam mimarisinde geometrik şekiller sıkça kullanılmaktadır. Mimar Sinan’ın Edirne’deki Selimiye Camii’nin minarelerinin üç şerefeli olup merdivenlerden çıkan kişilerin birbirini görmemesi mükemmel matematik bilgisi ve mimari bir deha gerektirirdi. Ayrıca bu caminin zemininin gevşek olmasına rağmen yıllarca sapasağlam ayakta kalmasında Mimar Sinan’ın o temeli oturtmak için çok bilinmeyenli denklem çözdüğü söylenir. Bu eserin yapımında altın oran kullanılmıştır. Altın oran en başta insan olmak üzere salyangozda, kozalakta, papatyada, ayçiçeğinde ve daha birçok alanda karşımıza çıkar. Mısır Piramitlerinde, Sivas’taki Divriği Külliyesinde, Notr Dame Kathedralinde,Taç Mahal’de altın oranı görmekteyiz. Mimari eserlerin dışında Leonardo’nun ünlü eseri Mona Lisa tablosunda da görürüz. 

      

     

Matematik doğada gizlenmiş şekilde bulunan bir hazinedir, bakmayı değil görmeyi bilen  gözler o hazineyi bir başyapıta, mimari bir esere, mükemmel bir müziğe veya resme dönüştürebilir. Matematik sayesinde sanatını var edebilir. Peki ya sen kullandığın matematikle hangi sanatı var etmek istersin?

Özge Çınar